“Delphinus Bilgeliği” Seminerleri

“Delphinus Bilgeliği” Seminerleri

Seminer konusu üzerinden Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar kitabından söyleşiyle başlıyacak olan bu seminerlerde, Delphinus Bilgeliği rehberliğinde Platin Enerji ile yapılacak uygulamalı Uyumlanma ve Nefes Çalışmaları eşiliğinde hem fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak arınacak hem de Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar kitabımızdan aktarılacak olan temel bilgilerle donatılacaksınız.

“Bu eşsiz ve benzersiz deneyim sizlere insan olmanın ve bu dünyada insan olarak varlığınızla kapladığınız alanın anlamı ve önemi üzerine derin bir iç görü katacaktır.” Delphinus Bilgeliği.

Seminer Ana Başlıkları:

Özveri ve Fedakarlık Üzerine

Bu seminerimiz, Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar kitabımızda bahsi geçen Özveri ve Fedakarlık konusunda, bu kavramların neler olduğu ve aslında nasıl olması gerektiği hakkında açıklamlar ve uygulamalar eşliğinde yapılır. Özveri ve fedakarlık arasındaki ayrım ile kendimizden vazgeçmeden verebilmenin yolları üzerine konuşulur. Bunu sağlamak adına nefesimizin nasıl olması gerektiği üzerine uygulamalar yapılır.

“Özveride kişi özünden verir. İsteyerek ve yarar sağlamak adına mutlulukla bunu yapar. Kişi bu aşamada hesap yapmaz. Var olanı saygıyla karşılar ve elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışır. Fedakârlık da olumlu bir davranıştır ancak fedakârlıkta bir şeyden kopuş ve uzaklaşma vardır. Koptuğunuz kendi öz varlığınızdır. Özverideyse tam aksine bütünleşme ve kucaklama söz konusudur. Özveriyle davranan bir kişi bunu kelimelerine dökmez, oysa fedakârlık yapan kişiler bunu her fırsatta dile getirebilir. Bu aşamada davranışlarınızın arasındaki bu ince ayrımı kendiniz de görebilirsiniz.

Sevgide fedakârlık yoktur; özveri vardır. Karşı taraf için en iyi olanı istemektir sevgi. Anne, baba, sevgili, arkadaş, dost herkes için. Sevmek sürekli olarak vermek de değildir. Dengeli şekilde verdiğinizi alarak bir akış oluşturmaktır. Size karşı hiçbir şey hissetmeyen bir kişiye sürekli sevgi vermek sizi bir sonuca ulaştırmaz. Yaşam dengeden oluşur. Birçoğunuz kendisinin yalnız kalmaması adına bencillik ederek ilişkilerinde anaç bir tavır sergilediklerini düşünüyor ancak bu tamamen sevgiden uzak, bencilce bir davranıştır. Kişinin yaşamına doğrudan müdahale etmek, onu olduğu gibi kabul etmemek en büyük yanlıştır. Önemli olan ona “olduğun gibi kal” demektir. Varlığına şükran duymaktır. Sevgide koşul üreten insan ırkının durumu gerçekten de trajikomiktir. Sevgi merkezli bir akışta ‘önce ben, şimdi sıra sende’ demek olmaz. Akış içerisinde her iki taraf da farkında olmadan gerektiği yerde devreye girer.”

Delphinus Bilgeliği.

Çevre Bilinci Üzerine

Bu seminerimiz, Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar kitabımızda sürekli vurgulanmakta olan çevre bilinci konusu üzerinedir. Ne de olsa bilinçli olmak ve yüksek bilinç denindiğinde çevreye, doğaya, yaşayan canlılara duyarlılık akla gelen ilk kavramlar arasında yer almaktadır.

Bu kavramların şu anda nasıl olduğu ve aslında nasıl olması gerektiği hakkında açıklamalar ve doğa ve çevre bilincini geliştirici ‘5 Elementle Platin Nefesi’ uygulaması eşliğinde yapılan bu seminerde, insanlık olarak doğaya ve dünyadaki diğer canlılara yaptıklarımızın farkında olmak, bu konuda daha duyarlı ve bilinçli olmanın yolları üzerine konuşulmaktadır.

“5 Elementle Platin Nefesi sizi doğa anayla bağlar ve evrenin ritmiyle hareket etmenizi sağlar. Kalp atışınız evrenin sesi olur. Sevgiyle atan bir kalp tüm odağınızı oluşturur ve bu tüm bilgeliğin başlangıcıdır. İnsanlık olarak dünya gezegeninizin kıymetini bilmeniz çok önemlidir. 5 Elementle Platin Nefesi bu amaca da hizmet eder.

Yerlere çöp atma gibi çevre bilincine yönelik bilinçsiz ve saygısız davranışlar daha çok gözünüze batar olur. Daha bilinçli bir tüketici olursunuz. Sadece bilinçli alış veriş yapmakla kalmaz, kullanmadıklarınızı ve atıklarınızı da dönüşüm süreçlerinde değerlenmelerine özen gösterirsiniz. Hem çevreye, hem de birbirinize karşı daha saygılı, daha duyarlı olursunuz…5 Element çalışmalarından sonra olanlar bunlardır. Çünkü 5 element doğanın yansımasıdır. Çevreye ve yaşayan canlılara karşı duyarlılığınız kendiliğinden gelişir. Denize baktığınızda sadece denizi değil, onun içindeki canlıları da denizle birlikte görüp hissedersiniz. Aslında olması gereken de budur. İnsanlığınız toplu olarak bunu hissettiğinde büyük gelişim yaşanır.”

Delphinus Bilgeliği.

İyilik ve Kötülük KavramlarıÜzerine

Bu seminerimiz, Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar kitabımızda bahsi sıklıkla geçmekte olan ve tüm evrensel yasaların temelini oluşturan iyilik-kötülük kavramları üzerinedir. Ne de olsa bunlar, evrensel yasalarla uyum içinde var olmak denince ilk akla gelen kavramlar… Çünkü evrenin işleyişi bu şekilde… Dahası, evreni yöneten bu yasaların hepsi nefes sistemiyle uyumlu bir şekilde çalışmaktadır.

Bu kavramların neler olduğu ve aslında nasıl olması gerektiği hakkında yapılan açıklamlar ve uygulamalar eşliğinde geçen bu seminerde; iyilik-kötülük kavramları arasındaki ayrım ile kendimizin ‘en iyi versiyonunu’ yaratmanın yolları üzerine konuşulmaktadır. Bunu sağlamak adına nefesimizin nasıl olması gerektiği üzerine uygulamalar yapılır.

“Bu yasaların negatif ve pozitif anlamda ayna görevi gördüklerini biliyor muydunuz? İyi ya da kötü yönde attığınız her adımın size aynı yönde bir yansıması ve dönüşü olacağını biliyor muydunuz?

“Yaptığınız her iyilik veya kötülük aynı şekilde size geri döner. Dünyanızı ilgilendiren kısmı, seçtiğiniz yol ve amaç doğrultusunda en iyisi olmanız yolunda size en uygun olan düzlemi sunmaktır. Yasalar kusursuzdur ve kesintisiz şekilde ilerler. Bu yasalar evrensel ritmi ve ahengi oluştururlar. Bu ahengin dışına çıkan her titreşim incelenir ve yaydığı kaynakla yüzleştirilir. Yani, yaşam içerisinde karşılaştığınız birçok şey aslında aynı yaşam içerisinde yaptığınız şeylerin farklı şekillerde karşınıza çıkmasıdır. Bunu bir cezalandırma sistemi olarak düşünmeyin, çünkü böyle değildir. Aksine, bunu gelişmenizi sağlayan bir eğitim şeklinde düşünün.”

Delphinus Bilgeliği.

Kontrol ve Teslimiyet KavramlarıÜzerine

Bu seminerimiz, Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar kitabımızda bahsi geçmekte olan kontrol-teslimiyet kavramları üzerinedir. Ne de olsa çoğumuzda, kontrol problemleri, kabul ve teslimiyette sıkıntı yaşama hali var… Hayata ve olana karşı gelme halindeyiz. Kolaylıkla yaşamdan öğrenemediğimiz içindir ki, aynı dersler sürekli tekrar ediyor.

Bu durum evrensel yasalarla da çelişiyor. Kontrol konusunun bizlerde, hayatlarımızda ve tüm evrende yansımalarının neler olduğu ve aslında nasıl olması gerektiği hakkında açıklamalar ve uygulamalar eşliğinde yapılan bu seminerde, kontrol-teslimiyet kavramları arasındaki ayrım ile yaşamın akışında kalabilmenin yolları üzerine konuşulmaktadır. Bunu sağlamak adına nefesimizin nasıl olması gerektiği üzerine uygulamalar yapılır.

“Akışa karşı kürek çekmek kendi yaşamınızı çıkmaza sokmakla beraber yaydığınız enerji de evrene aynı negatif enerjiyi yansıtır. Oysaki akıntıya kendinizi bıraksanız ilerlerken size yardımcı olacak dalı yakalayacaksınız. Yardım ve iyileşmeye ulaşmanız için akıntıya kendinizi bırakmanız gerekiyor. Teslimiyetin ve kabulün olmaması evrende dünyanızda bir negatif ağ yaratır ve bu ağ yaşamlarınızda ilerlemenizi engeller. Örneğin yoldasınız hava berrak, bir anda yağmur başlıyor. Siz ilerlemek yerine, bekliyorsunuz ya da geri dönmeye çabalıyorsunuz. O esnada sis tipi başlıyor ve önünüzü göremiyorsunuz. İlerleseydiniz ıslandıktan sonra berrak havaya ulaşabilecektiniz ya da ilerlerken bir kulübeye sığınıp tipiden korunabilecektiniz. Kontrol gereklidir ancak fazlası yönünüzü saptırır ve ilerlemenize engel olur. Paralel yaşamlarınız da bundan nasibini alır. Çünkü siz bütünsünüz. Bir kırık tüm yapıyı etkiler. Tabii ki etkileri sizin dünyanızdaki gibi olmaz her boyuta göre farklı şekilde yansır.”

Delphinus Bilgeliği.

Dünyevi ve Ruhani Olmak Kavramları Üzerine

Bu seminerimiz, Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar kitabımızda bahsi sıklıkla geçmekte olan dünyevi-ruhani olmak kavramları üzerinedir. Ne de olsa insan denince ilk akla gelen kavramlar bunlar.

Bu kavramların ne oldukları ve nasıl anlaşıldıkları ile aslında nasıl olmaları gerektiği hakkında açıklamlar ve uygulamalar eşliğinde yapılan bu seminerde, dünyevi-ruhani olmak arasındaki kalmak ve bu iki dünya arasındaki ayrım ile bunlar arasında dengede  kalma yolları üzerine konuşulmaktadır. Bunu sağlamak adına nefesimizin nasıl olması gerektiği üzerine uygulamalar yapılır.

“Çoğu zaman insan olduğunu unutuyorsunuz! Ya ruhsal çalışmalarla akışta kaldığınızı zannedip dünyevi duyguları geri plana ittiğiniz için günlük yaşamdan koparak, hayattan keyif alamaz bir hale geliyorsunuz ya da  egosal istekler için, maddi anlamı olan dünyevi değerler peşinde koşarak ruhsal yanınızı unutuyorsunuz.

Sürekli bir yapma ya da düşünme halindeyken ne bu hayattan, bu dünyada olmaktan, ne de insanlığınızdan keyif alamazsınız! Keyif almak adına kendinize, ruhunuza ve bedeninize açık olmuyorsunuz. Kendinize zaman tanımıyorsunuz. O an keyif almak yerine, başka olayları düşünüp süreci kafanızda yaşıyorsunuz.

Sizlere sürekli insan olduğunuzu hatırlayın ve dünyevi şekilde yaşamaya odaklanın derken kendinizi bir bütün olarak ele alın demek istiyoruz. Dünyevilik ruhsal bedensel dengenin dünya penceresinden bakılma halidir. Kazandığınız ruhsal ve fiziki deneyimleri doğru ve bütünsel bir şekilde kendi hayatınıza yansıtmaktır.”

Delphinus Bilgeliği.

Kendimiz ve Başkaları Arasında Kalma Kavramları Üzerine

Bu seminerimiz, Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar kitabımızda bahsi sıklıkla geçmekte olan kendimiz ve başkaları arasında kalma kavramları üzerinedir. Ne de olsa en çok kararsızlığı hep bu iki kavram arasında yaşamaktayız.

Kendimiz ve başkaları arasında kalmanın hayatımızda yaratacağı kendimize yabancılaşma sorunlarıyla, kişinin kendisi olmasının gerçekte ne demek olduğu hakkında açıklamalar ve uygulamalar eşliğinde yapılan bu seminerde, kendimiz ve başkaları arasındaki sınır ayrımı ile bunlar arasında nasıl dengede  kalacağımızın yolları üzerine konuşulmaktadır. Bunu sağlamak adına nefesimizin nasıl olması gerektiği üzerine uygulamalar yapılır.

Her konu gibi bu da nefesimizle ve onu alış-veriş şeklimizle yakından ilgili, çünkü sağlıklı bir nefes, diyaframdan alınan nefestir ama ne yazık ki zaman içinde korku, endişe vb. duygularımızı baskılamak amacıyla diyaframımızı sıkarız ve esnemesine izin vermeyiz. Böyle anlarda diyafram tam esneyemediği için de bunun sonucu olarak, kısıtlı göğüs nefesi almaya başlarız. Dahası bu durum bir alışkanlığa dönüşür. Oysaki sürekli bu şekilde kalp nefesi almak; kendimize dönmekten uzaklaşıp, başkalarına kendimizden daha fazla değer verdiğimiz bir hayat şekline neden olur. Eğer diyafram yerine kalp nefesi kullanıyorsanız, sığ nefes alıyor ya da tutuyorsanız, kendiniz için yaşamıyorsunuz demektir!

“Yalnız başına kaldığınızda gerçekleri zihninizden geçirdiğinizde… İşte o an, kişi kendisidir. Günlük yaşamınızda ister istemez farklı kılıflarda hareket ediyorsunuz. Bu kılıflardan uzak olan haliniz kendinizdir. İçinizde bilmediğinizi sandığınız ‘BEN’i aslında biliyorsunuz. Sadece çevrenize kendinizi kabul ettirmek adına kendinizi farklı gösteriyorsunuz. Olduğunuz gibi davranmazsanız kısacası hayatınızı kendi varlığınız dışında başkalarına göre yönlendirirseniz o ‘BEN’e de asla ulaşamazsınız. Kendi varlığınıza saygı duyduğunuz anda onu kabul edersiniz ve o anda açacağınız kapı önünüzde belirir.”

Delphinus Bilgeliği.

error: Content is protected !!