Nefes Terapisi Hakkında

Dönüşümsel nefes terapisi

Nefes Terapisi Hakkında

Bazen anlamadığınız şeyler işe yarar ve işe yaramalarının tek nedeni de anlamamanızdır! Osho.

Nefes terapisi de işte böyle bir şey… Belli nefes alma teknikleriyle, olumlamaların ve akupress uygulamalarının yardımıyla seans sırasında bizde dönüşümlerin oluşmasını sağlayan bir terapi türü.

Nefes seansı almak sanki, yaşanılan kaosa, günlük hayatın keşmekeşine bir ara verip, bir kapı açıp, başka seçenekleri aramak gibi. Okullarda ders aralarına teneffüs denmesi boşuna değil. Teneffüs ???? yani ara vermek yani hava almak yani nefes almak… Türkçe’mizin güzellikleri işte…

Bize gerçek olduğumuz Olma halini en iyi nefes seansları tattırıyor. Orada gerçekte olduğumuz saf sevgi, ışık, huzur, mutluluk ve doyumu deneyimliyoruz.

Burada yapılan şey de 100 Neşe nefesindeki nefes tekniği ile tamamiyle aynı. Kısaca hatırlatmak gerekirse, ağızdan, diyaframımızı kullanarak, karnımıza nefesler alarak göğüs kafesimizi açıp, akciğerlerimizi tam kapasitede kullanmış oluyoruz. Alışlarımız uzun, verişlerimiz ise kısa, kendiliğinden ve doğal oluyor, tüm seans boyunca sadece alışımıza konsantre oluyoruz ve ara vermeden birbirini takip eden bağlantılı nefeslerle bedenimize, bol miktarda yaşam enerjisi çekiyoruz.

Nefesimizi açmanın hayatımızdaki anlamına gelince; nefes daha önce de bahsettiğim gibi zaten hayatımız ve içimizdeki yaşam enerjimiz Çinlilere göre çi ya da ki enerjisi…
Bu enerji vücudumuza oksijenle birlikte giriyor ve bu yüzden de az ya da kısıtlı alınması bizi ve yaşam kalitemizi derinden etkiliyor. Günlük olaylar sırasında yaşadığımız stres, korku ve endişelerle bir anda kendimizi nefesimizi tutarken bulma olasılığımız yükseliyor. Birde bakmışız göğsünüz bile kıpırdamadan sığ bir nefes alıyorsunuz. Hayatın içine tam giremeyen hayatı istediği gibi yaşamayan coşup eğlenemeyen bir insan haline gelmişiz. Vücut bölgelerine tam ve doğal akışında gitmeyen nefesin hayatınızda bir anlamı var. Örneğin kalp bölgenize oksijen gitmiyor ve siz hayatınızda aynı sevgi problemlerini yaşıyorsunuz. Örneğin beynimize oksijen gitmediğinde de unutkanlık problemi yaşıyoruz.

Seanslar tam da bunu önce fark edip sonra da açılım sağlamak üzerine kurulu. Bir seans yaklaşık 45 dakika sürüyor ve bu süre boyunca sürekli olarak aldığımız oksijen vücudumuzda pozitif bir enerjiye dönüşüp kimyasal bir reaksiyona giriyor.
Terapi sürecinde, oksijenin yüksek vibrasyon enerjisi, bu bahsettiğim özel nefes alma yöntemiyle, Elekto-Manyetik Frekansımızı (EMF) çok yüksek bir seviyeye çekiyor. Fizik yasaları doğrultusunda bu düşük enerjiler kalıcı olarak oksijenin yüksek vibrasyon enerjisine uyumlanmış oluyor. Bu enerjiyi ellerinizde ve ayaklarınızda uyuşma, karıncalanma olarak hissedebilirsiniz.

Bu esnada belli akupunktur noktalarına ve nefesinizin gitmediğini gördüğümüz tıkanıklık olan bölgelere parmak uçlarımızla basınç uygulayarak ilgili olumlamaları söyleyerek ; bedenimizi ve enerji alanımızı geçmişin her türden izlerinden temizlemiş oluruz. Nefes seansları sırasında olumsuz düşünceler ve bastırılmış duygular, doğal ve pozitif hallerine dönüştürülür, bu da daha fazla neşe, sevgi ve tümden bir iyi olma hali getirir; insanın kendinden memnun olma hissini açığa çıkarır.

Seans sırasında, nefesimizi açtığımızda ve bağlantılı hale getirdiğimizde, nefesimiz aktive olur. Bunun anlamı ise sanki başka bir şeyin bize nefes aldırdığıdır. Bu şekilde aktive olmuş bir durumdayken, daha yüksek bilinç formlarına bağlanabilir ve eğer buna teslim olursak mistik ve duygusal-zihinsel-ruhsal iyileştirici deneyimler yaşayabiliriz. Bu terapinin kurgusu, mucizeler prensibini hayata geçirebilmemize ve günlük hayatımızda daha yüksek bir bilinci deneyimleyebilmemize ve aldığımız her nefeste içsel rehberliğimizi hissetmemizi sağlayabilmek üzere tasarlanmıştır.

Yönlendirilmiş doğal nefes bastırdığımız ve çözümlenmesi gereken konuları da yüzeye çıkarır. Bol oksijenle birlikte bizleri engelleyen, kısıtlayan, çarpıtan, yanlış yönlendiren zihniniz devre dışı kalmış olduğundan olumlamaları ve tüm söylenenleri direk olarak kabule geçeriz. Bu da, aslında, bir çeşit “kuantum sıçraması”; çünkü kuantum felsefesine göre Evren’de her şey madde değil saf enerjiden oluşuyor ve enerji maddeyi etkileyebiliyor! Aslında madde dediğimiz de sıkıştırılmış yoğunlaştırılmış enerjiden başka bir şey değil ve her şey enerji.. Tabii düşünce de en güçlü, en yoğun enerji çeşidi ve maddeyi yani bizleri dönüştürebiliyor! Dolayısıyla düşüncelerimiz bizi değiştirebiliyor! Seanslar sırasında bizim söylediğimiz olumlamalar, düşünce gücüne dönüşüyor ve bu da hücre bazında kuantum sıçraması yaratıyor. Fakat evrende bir kararlılık yasası var; dolayısıyla her şey eski stabil haline geri dönmek zorunda ve kuantum sıçramasını yaşadıktan sonra geriye döndüğümüzde ortaya çıkan enerji de seansa başlarken niyet etmiş olduğumuz oluşuma gidiyor.

Doğal alınan nefesin gün boyu bilinçli ve sürekli kullanımı, çok boyutluluk ile ilgili bir farkındalık yaratır ve odağımızı gözlemci moduna getirir. Nefesin sürekli kullanımı evrimimiz için bilinçli bir hızlandırıcı yaratır. Dönüşümünüzün içinden istediğiniz kadar hızlı ya da yavaş geçebilirsiniz. Direncin rahatsızlığa neden olduğunu hatırlayın sadece. Nefes, nazik ve fakat güçlü bir öğretmendir.

Bu terapide hissedilen, yaşanan her türden şey için, bir Tibet ritüeli: Bardo Thodal’a yapılan benzetmeyi kullanmak istiyorum:
“Rahatla ve sessiz ol. Kendi merkezini bul ve orada dur. Bedeninin başına ne gelirse gelsin, oradan ayrılma. Yalnızca olup, bitene tanık ol !
Neler olacağını biz değil, melekler bile bilmiyor bence. Hiç bir seans diğerine benzemiyor ve her biri çok özel. Her birinde hayatınızın her alanında izin verdiğiniz her şey için açılım ve dönüşüm yaşayabiliyorsunuz. Bu tamamiyle size bağlı…

Seans sonrasında kendiliğinden kişi meditatif bir hale geçiyor ve birliği, tamlığı, akışı deneyimliyor. Meditasyon sanıldığı gibi, rahiplerin, bu dünyadan elini eteğini çekmiş kişilerin yaptığı bir rituel değil, her birimizin hayatına alması gerekli olan bir ihtiyaç! Ruhumuzu, öz benliğimizi hissedebilmenin yolu meditasyondan geçiyor. Anın güzelliğini yaşamayı hatırlamak için de meditasyona hayatımızda yer vermemiz gerekiyor. Nefes seansları bize kendiliğinden bu deneyimi de yaşatıyor.

Seans bitiminde toksin atılımı devam ediyor. Bunu desteklemek için de, seansı takip eden 24 saat içinde bol miktarda su içmenizi öneriyoruz.

Sonuç:
Fiziksel olarak; arınmış, toksinlerden temizlenmiş, neşe, canlılık, zindelik dolu, enerjik, sağlıklı ve canlı bir beden;
Zihinsel olarak; net, dingin, hızlı ve doğru karar alabilen, AN’ı yaşamanın güzelliğine ve Düşünce-> Madde Dönüşümünün gerçekleşmesine olanak sağlayan zinde bir zihin;
Ruhsal olarak; özüne ulaşmış, kendi ile buluşmuş, Yüksek Bilinç Seviyesinden Hayatı Algılamaya başlayan, Yaratıcı Güçle & Özle Bağlantı olan, Birlik Bilinci ve Koşulsuz Sevgi, Işık, Bolluk, Bütünlük, TAMlığı deneyimleyen bir ruh
kısacası NEFES her boyutta işe yarıyor!!!

Seanslar sonrasında bizler, üst benliğiyle daha kuvvetli temasa geçtiğimiz için yaşam amaçlarımızı gerçekleştiren ve farkındalığı artmış bireyler olarak yaşamı daha üst bir bilinç noktasından algılamaya ve tam kapasiteyle yaşamaya geçiyoruz. Kafa karıştıran ‘seçenekler’ ortadan kalkınca, her zaman, her yerde ne yapacağından, nasıl davranacağından emin olan, iç sesi kuvvetli, yapmak istediklerinizi yapan, olmak istediği yerde olan, söylemek istediklerini özgürce ve zarafetle ifade eden bireyler haline geliyoruz ve yaşamlarımız da daha da kaliteli ve dengeli oluyor.

Son olarak gene İnayet Han’dan yaptığım bir alıntıyla bu bölümü bitirmek istiyorum:
‘Tanrı arayışı, ruhun olgunluğunun doğal bir sonucudur. Ruhta, ulaşılamayana hasret hissi doğuran bir arzunun uyandığı an vardır. Ruh o yolu izlemediğinde, yaşamın içinde var olan bir şeyi; yaratılıştan gelen özlemi ve onun içinde yatan nihai tatmini kaçırır.’

Siz de bu doyumu arıyorsanız, bunu çoğu insan gibi nefeste bulacağınızdan emin olabilirsiniz.

Hoşunuza Gitti ise Paylaşır mısınız?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


error: Content is protected !!