İkinci Şans

ikinci-sans-kapakİkinci Şans


Yazar: Ülker Uzun Polat

Delphinus Yayıncılık, 2017

ISBN: 978-605-66976-9-2

Tipi: Elektronik Kitap

Kategori: Kişisel Gelişim

Dili: Türkçe

Fiyat: 12,95 TL. 

Satın Almak İçin

Her zaman ikinci bir şansımız olduğunu bilerek yaşasaydık acaba neler olurdu? Aynı şeyler başımıza geldiğinde, yaşanılanlardan bambaşka anlamlar çıkartabilir miydik? Geçmişte
sorun olarak karşımıza çıkan durumları bu kez kendimizi geliştirmek için birer fırsata dönüştürebilir miydik? Bu sefer fırsatları doğru değerlendirip, bunların içinden geçerek ana çıkış kapılarını bulabilir miydik?

Yazar Ülker Uzun Polat tüm bu soruların yanıtlarını kitabında özetle şöyle veriyor:

Yaşanılanları elbette değiştiremeyiz ve aynı şeyleri tabii ki yeniden yaşamaya gerek yok. Ama eğer yaşadıklarımıza bu gözle bakıp değerlendirebilirsek geçmişin bizde yarattığı etkiyi de değiştirebiliriz! Dramatik bir son belki de yepyeni bir başlangıç yapmak için bize verilmiş ikinci bir şanstır? Hayatta başımıza gelen her ‘KÖTÜ’ sandığımız şey belki de bizleri daha ‘İYİ’ye taşımak için verilmiş birer fırsattır?

Ve her zaman ikinci bir şans vardır. Çünkü herkes ikinci bir şansı hak eder! Yeter ki biz buna inanalım ve kendi şansımızı kendimiz yaratalım.
Yazara göre, her zaman ikinci bir şansımız olduğunu bilseydik, bu bizi daha cesur yapardı. Daha güven dolu olurduk ve daha çok umutla bakırdık yarınlara… Hata yapmaktan ve yaptığımız hataların sorumluluğunu almaktan korkmazdık bu da bize daha çok hata yapma şansı verirdi ve beraberinde de daha çok hatalarımızdan ders alma şansı… Böylece yaşama kollarımızı daha çok açardık ve daha çok hayat deneyimine sahip olurduk. Yapmak istediklerimizi daha çok gerçekleştirdiğimiz için kendimizle daha barışık olurduk ve herhangi bir öfke kırgınlık taşımadığımız için birbirimize karşı daha anlayışlı, daha affedici, daha şefkatli… Kısaca daha mutlu, daha doyumlu olurduk, daha keyif ve neşe dolu… Ne oluyorsa olsun; etrafımızda olan biten her şeye hayatınızın en önemli olayı gibi yaklaşırdık… Dahası, yaşanılan her ana sanki başka bir an yokmuşcasına değer vererek hayatımızın hakkını verirdik.

Romanda kahramanımız da kendi çıkmazından kurtulmak için tüm bunların yollarını keşfetmek adına bir çaba içine giriyor. Aslında çabaya gerek bile kalmıyor, hayat onu kendiliğinden bu yola sokuyor.

Bu arada bizlere de, insanın başına ne gelirse gelsin, en diplerden en tepelere nasıl gidebileceğinin bir yol haritasını tüm evreleriyle çıkartmış oluyor. Yol üstünde durulan tüm duraklar detaylı şekilde belirtiliyor.

Kitapta kahramanımız öncelikle kendisinin ve kendi gücünün farkına varıyor. Kendisinden ve hayatında olan her şeyden, herkesten vaz geçtiği anda, varlığının belki de o güne kadar hiç ulaşamadığı bölümlerine ulaşmaya başlıyor. Gerçek vazgeçiş ve bırakışın ardından içsel asıl yolculuğu da başlamış oluyor.

Yazar Polat, “çünkü ancak o zaman eski dünya, eski biz, eski varlığımız ya da varlığımız sandığımız her şey gitmiş, yerine soru dolu bir boşluk gelmiş olur” diyor. “O boşluğu kim veya ne dolduracak biliyor musunuz? O boşluğu dolduracak olan, istediğiniz her şeyi yaratabilecek güce sahip olan dünya üzerindeki tek varlık: Gerçek varlığımız!” diye de ekliyor.

Yazara göre her şeyde olduğu gibi, bunda da devinim içten dışa doğru olmak zorunda. Yani kimse gelip bizim için bir değişim ve dönüşüm başlatmayacak, bunu önce biz talep edeceğiz. İçsel olarak buna hazır ve istekli olacağız, o zaman karşımıza çıkan her şey ve herkes bizdeki bu değişim ve dönüşüm isteğini karşılamaya yönelik olarak gelip bizi bulacak. Doğru yer, doğru zaman, doğru insan formülü işlemeye başlayacak. Ancak o zaman bizi saran sarmalayan kısıtlamalardan, limitlerden, koşullardan bağımsızlaşıp özgürce kendi ruhsal varlığımızı ifade edebileceğiz.  Zaten olan biten her şey bunun için oluyor. Gerçek varlığımıza, ışığımıza ulaşabilmemiz için.

Bu amaçla tüm düşünce yapısı ve bakış açısını değiştirme, empati kurma tekniklerinin; nefes, bars ve aile dizimi gibi terapilerin detaylı açıklamalarının ve hatta örnek uygulamalarının romanda yer aldığını söylemeden geçmemek lazım.

Siz de başınıza ne gelmiş olursa olsun, hayatı dışarıdan seyirci gibi seyredip ‘o haklı, bu haksız; o kötü, bu iyi’ demek yerine hayatın içine dalıp yaşamla birlikte nasıl akılabileceğini öğrenmek istiyorsanız, bu kitabı okumanızı tavsiye ederiz.

error: Content is protected !!