İçeride Olan Dışarıda Olandır

İçeride Olan Dışarıda Olandır

Herkes bir ayna

İçten dışa, dıştan içe

Bir yansıma

Tüm yaşananlar bir şaka

Sen anlamadın mı hala?

Dünyayı kendi algımızdan tanımladığımız gerçeğinden yola çıkarsak, birinde görüp de tanımladığın bir şeyin sende olmaması mümkün olabilir mi? Madem ki her şeyiz, her gördüğümüz güzellik bizde var. Her çirkinliğin olduğu gibi. Sadece öyle olmadığı yalanından yola çıkarak, başkasındaki  bir şeye gıpta ediyor ya da onu kötü, çirkin, adi, aşağılık yapıyoruz.

Kızdığın, seni öfkeden deliye döndüren her şey içten içe, kendi kendine de yaptığın için zaten bildiğin ve  kızdığın bir şeydir. Sen kendi kendini zaten içten içe cezalandırırken, dışarıdan birinin gelip de bunu yüzüne vurması, sana aynısını yapması seni delirtmeyecek de kimi delirtecek?

Her ne sorun yaşıyorsan, orada kendinle ilgili ret ettiğin, kabul edemediğin bir şey var demektir. Sadece sor: Bu durumda algılamam gereken ne var? neyi yapmayı, ne olmayı neyi kabul etmeyi ret ediyorum?

Ve kendinizi buna açın, değişimi kucaklayın. İçerdeki savaş bitince, emin olun dışardaki de bitiyor…

Neden ben değişecekmişim? Diyenler için sadece bir hatırlatma:

Değişmeyen tek şey değişmektir. Bunu ben değil, felsefenin babası, Karl Jung söylemiş. Söyleyene değil söyletene bak. Gözlemci yeteneğini kullanarak söylediği bu cümle öyle çok şey anlatıyor ki aslında.  Her an her saniye hücrelerimiz yenileniyor, biz geçen andaki biz değiliz. Hayat her an bir değişim ve dönüşüm içinde döngüsünü sürüyor. Doğa, canlılar sürekli değişim halindeler. Kuşlar, balıklar sürekli göç ediyorlar, baharda yeşillikler canlanıp, sonbaharda yapraklarını döküyorlar. Yıldızlar gezegenler sürekli seyir halinde kendi rotalarında dönüyorlar. Mevsimler, iklimler kendi döngülerinde doğayı sürekli dönüştürüp yeniliyorlar, tazeliyorlar. Irklar evrim geçiriyor, nesilden nesile hayata daha da uyum sağlar hale geliyorlar. Dişleri azalıyor ya da  çoğalıyor, solungaçları, kanatları, organları, boyutları büyüyor ya da  küçülüyor,  avlanma yetenekleri değişiyor. Hal böyleyken biz neden hep eskiye, geçmişe tutunup kalıyoruz? Boğazımıza dolanmış bir ipin ucunda asılı kala kalıyoruz?

Değişmek dünyanın düzeni. Gandi de güzel bir şey söylemiş:

Hayatta görmek istediğin değişimin kendisi ol.

Kısacası, onu bunu değiştirmeye çalışmak yerine kendimiz değişeceğiz.

Hoşunuza Gitti ise Paylaşır mısınız?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


error: Content is protected !!