DELPHINUS BİLGELİĞİ’yle DÜNYANIN GELECEĞİ: BİZİ NELER BEKLİYOR?

DELPHINUS BİLGELİĞİ’yle DÜNYANIN GELECEĞİ: BİZİ NELER BEKLİYOR?

 © 2017, Delphinus Yayıncılık, Ülker Uzun Polat

KİŞİSEL GELİŞİM, E-KİTAP

Kaynak Kişi: Özhan Baki

Hazırlayan: Ülker Uzun Polat

Düzeltmeler: Elvan Ataol Çiftçi

ISBN 978-605-66976-6-1

Fiyatı: 6,50 TL.

Bu kitap, 2016 yılında Özhan Baki & Ülker Uzun Polat tarafından ortak bir çalışmayla hazırlanmış olan “Delphinus Bilgeliği’nden Mesajlar” soru-yanıt kitabının “Dünyanın Geleceği: Bizi Neler Bekliyor?” bölümünü içermektedir.

Bu kitapta, “gelecekte bizleri nelerin beklediği” ile ilgili aklınızda olan her türden sorunun yanıtını bulacaksınız!

Siz de, barış içinde bir dünya hakkında kafa yoruyor musunuz? Gelecekte daha çevreci, daha insancıl ve temiz enerji tüketen alternatif ekonomik sistemlerin gelişme ve yaşama olasılığı var mıdır? Acaba daha iyi yönetilen bir küreselleşmeyle ve kaynakların daha etkin kullanımıyla başka bir dünya mümkündür denilebilir mi?

Dünyanın bilinmeyen tarihini, eski uygarlıkları ve onların başına gelenleri merak ediyor musunuz? Hangi zamanda ve yerde var oldular? Hangi sebeplerle yok oldular?

Yani kaçınılmaz son hangisi? Dünyanın sonu mu? Yoksa insanlığın sonu mu? İnsanın doğayla ilişkisini anlaması için, ona verdiği zararı algılaması için daha ne kadar yıkım yapması gerekiyor? İnsan kendini bilerek mi yok ediyor? Gelecekte kapımızda bekleyen terör, ekolojik ve radyoaktif felaketler, kaynağı da çözümü de bulunamayan yeni virütik salgın hastalıklar; GDO’lu ürünler; yapılan nükleer denemeler, egzoz ve ısınma amaçlı yakılan kirli enerjilerden atmosfere yayılan gazlar dünyanın güneşle arasındaki koruyucu kalkan görevini gören ozon tabakasını olumsuz yönde artarak etkilemeye devam ediyor olması… Buzulların erimesi… Denizlerin, su kaynaklarının kuruması… Tüm bunların gelecekte, yeryüzünde yaşayan insanların ve hayvanların üzerinde nasıl bir etkisi olacağı; bu dünyayı paylaştığımız diğer canlıların bunlardan nasıl etkileneği konularında sizin de endişeleriniz, kafanızda sorularınız var mı?

İnsanlık olarak tamamen kendi kaderimizle baş başa mıyız? Yoksa İnsanlığın Kurtuluşu İçin evrensel bir Yardım alacak mıyız?

Kutuplardaki artı-eksi kutupların yerlerinin değiştiği doğru mu? Global ısınma ne denli korkutucu?

Birtakım çevreci ve aktivist grupların uyardığı gibi, nükleer enerji kullanımını, karbon salınımı arttırıcı türden oluşumlara insanlık olarak daha hassas bir şekilde davranıp, bunlara tamamen karşı mı gelmeliyiz? Bu konularda kendimizi ve çevremizdeki insanları bilinçlendirmek adına neler yapabiliriz?

Gerçekten de dünyanın üzerindeki enerji kaynakları tükenmek üzere mi? Öyleyse, bizi nasıl bir hayat bekliyor? Yeniden toprağa ve lokal üretime geri mi dönülecek? Yoksa yeni enerji kaynakları mı bulunacak? Gelecekte dünyada daha temiz bir enerji üretme şansımız var mı?

Bu konularda birey olarak neler yapılabilir? Nasıl daha bilinçli olunabilir?

Aile evrensel midir? Gelecekte aileye bakış açımız nasıl değişecek? Nasıl bir nesil geliyor? Bu yeni jenerasyonun kendi ‘doğruları’ neler olacak? Çocuk yetiştirme konusunda geleceğin anne ve babaları nasıl davranacak? Davranmalı?

E-ticaret, sanal örgütler, tele konferanslar… Tüm bunlara bakılarak gelecekte onları nasıl bir çalışma, iş ve özel ve toplumsal bir hayat beklemekte?

Giderek artan risk, endişe, kaygı, korku gibi derin ve negatif anlamları bir arada barındıran çağdaş toplumsal hayatta ilişkilerde yaşanan kopuş, insanların birbirlerine destek olmasını, deneyimlerini paylaşmasını ve tavsiye alıp vermesini nasıl etkileyecek?

Telekinezi, görünmez olma, ışınlanma, uçma, zamanı durdurma, metapsişik güçler… Yapay organ üretmek.. Gelecekte bunlar mümkün olacak mı?

Robotların gelecekte bizleri her alanda geçtiği bir senaryoda senaryoda insana ne olur?

Gelecekte evrende bir yerde, insan için uygun olan yaşamın izlerini bulmamız mümkün mü?

Başka dünyalar bulma arzusu ve arayışı bizi nereye sürükleyecek?

Dünya dışı varlıkların insanlık bilincinden çok daha yüksekte olduğu ve çok daha yüksek bir teknolojiye sahip oldukları doğru mudur?

Tüm bu soruların yanıtlarını merak ediyorsanız, bu kitabı okumanızı tavsiye ederiz.

“Gelecekte dünyayı ve bizleri bekleyen” olasılıklar hakkında aklınıza takılan tüm sorulara evrensel yanıtlarla dolu bu kitap, bilgi ufkunuzu açmakla kalmayacak; gelecekte istediğimiz ve olması gerektiği gibi “insanca yaşanılacak bir dünya” için şekillendirebilmek adına size bambaşka bir farkındalık da verecek.

“Delphinus Bilgeliği’yle Dünyanın Geleceği: Bizi Neler Bekliyor?” kitabı, baştan sona sorular, yanıtlar, bilgiler ve yer yer pratik uygulamalar da içeren bir başucu kitabı niteliğinde.

Bilgi denizine yapılan bu yolculukta, size olanlara inanamayacaksınız. Bilincinizi kirleten görüntüler yerine, ruhunuza hitap eden konulara yöneleceksiniz… Doğaya, çevreye daha çok önem verip, daha çok doğada vakit geçirip, etrafınızı daha çok incelemeye başlaycaksınız… Her şeyden öte evrensel bilginin sonsuz bir kaynağıyla bağlantıya geçeceksiniz.. Çevrenize baktıkça, her zaman görünenin ardındaki görünmeyeni keşfetmeye çalışacaksınız… Birçok bilgi doğada saklıdır. Doğaya teslimiyetle bakabildiğinizde; kaynaktaki bilgiler de sizinle bütünleşecek. Teslimiyet gözlerinizin önündeki sisli perdeyi aralayacak. Farkındalığınız arttırdıkça, etrafınızdan sağdan soldan, başkalarından size empoze edilmeye çalışılan bilinçaltı mesajlar, zaman içerisinde etkilerini kaybetmeye başlayacak ve kendi öz varlığınızla onlar arasında bir duvar oluşturmaya başlayacaksınız. Bilincinizi yükselten aktivitelere odaklanır olacaksınız. Dolayısıyla bunları günlük rutininize eklediğiniz takdirde, hayatınızın her alanında farkındalığınız devreye girerek, kodlanmanıza ve robotlaşmanıza neden olan mesajlara kulaklarınız otomatik olarak kendisini tıkayacak, yanıt vermeyecek.

İnsan olarak sizler ne yazık ki doğayı korumak, insana saygı duymak konulu bilgileri paylaşmak yerine çoğunlukla korku yaratan ve tedirginlik üreten bilgileri paylaşıyorsunuz. Ancak olumsuz gelişmelere kulakları tıkamak da hatalıdır. Var olanı olduğu gibi ele almayı öğrenirseniz o zaman olumsuzluğa değil olumsuzluğu ortadan kaldırmaya yönelik araştırmalara ve bilgilere odaklanmış olacaksınız. İnsan olarak olanı daha kötü veya daha iyi olarak algılama özelliğiniz bulunmakta. Resme büyük pencereden bakmayı deneyin. Olaya değil olayın iyileşmesine odaklanın. Kötü bir olay gördüğünüzde, okuduğunuzda ya da duyduğunuzda; o konu her ne ise o konu üzerinden felaket senaryoları üretmek yerine “Bu sorun nasıl düzelir? İnsan olarak neler yapmamız gerekir? Gözden kaçan noktalar nelerdir?” gibi analiz edici sorular sorun. Bu sorular sizleri olumluya kaydırarak bilincinizi de yükseltecektir ve böylelikle görüneni olduğu gibi algılamış olacaksınız.”

Delphinus Bilgeliği.

error: Content is protected !!