AFFETMEK EN BAŞTA KENDİMİZ İÇİN YAPTIĞIMIZ BİR ŞEYDİR…

AFFETMEK EN BAŞTA KENDİMİZ İÇİN YAPTIĞIMIZ BİR ŞEYDİR…

AFFETMEK EN BAŞTA KENDİMİZ İÇİN YAPTIĞIMIZ BİR ŞEYDİR…

Nefes eğitiminde uygulama bölümündeyiz. Ters çevirilmiş şekilde yüzü koyun yatan ‘deneğimizin’ sırtını inceliyoruz. Herkes kilitlenmiş bir şekilde kızın sağ omzuna bakıyor. Noktaları ve anlamlarını bilmedikleri için herkes kendince bir yorumda bulunuyor…

Bunun önemi yok diyorum, anlamak zorunda değilsiniz…

Bırakın elleriniz enerjiyi takip etsin, nereye gitmek istiyorlarsa, izin verin gitsinler… O an da ne söylemek istiyorsanız, içinizden ne geliyorsa , çıkmasına izin verin

Kızın sağ omuzu koptu kopacak, kütür kütür oynuyor, sanki içerde bir yumru var..

Birden bana gelen sezgiyle, bu yük sana ait değil diyorum. Annene ait. Baban seni aldatmadı diyorum anneni aldattı sadece… Üstelik ilahi planda aldatma diye bir şey yoktur, ilişkiler başlar ve biter sonra yeni döngüler başlar… Aynı ilişkinin içinde dahi… Eğer bu döngüyü tamamlayamazsan, ilikşini başka bir döngüye taşıyamazsın…

O zaman da bunun tamamlanmasına yardımcı olacak üçüncü şahıslar ararsın. Bulursun da… Eğer bunun olmasına izin vermezsen, aynı yerde tıkanır kalırsın ve ilerleyemezsin.

Acıdan kollarını yukarı, aşağı nereye koyacağını şaşırmış durumda.

Çok acıyor diyor sadece.

Aklıma hemen ateş nefesleri yaptırmak geliyor. Ne zaman sıkışsam, ne diyeceğimi ne yapacağımı bilemediğimde aklıma ilk gelen şey bu nedense… İşe yaradığı için herhalde…

Ateş nefeslerin etkisiyle, omuzu iyice ısınıyor. Elimi koyduğumda sıcaklığından nerdeyse elim yanacak kadar bir ısı çıkıyor. Bu yüzden hemen ardından rüzgar nefeslerine döndürüyorum. Bir yandan da cenin pozisyonunda alnı yere değecek şekilde durmasını söylüyorum. Bu en sevdiğim derin teslimiyet pozisyonu… İşte çözülmeye başladı…

Aile dizimine döndü iş. Annesi oluyorum sanki bir anlığına…

Annene yardım edemezsin diyorum. Kabul et. O kendi seçimleriyle kendi hayatını yaşıyor. Acı da olsa bu onun seçimi.. Ona yapabileceğin tek iyilik, kendi hayatına yapacakların olur.

Bu sözlerim üzerine bir ağlama krizine kapılıyor. Peşinden de diğerleri… Herkesin kalbi buruk, acılı ne de olsa… Sonra hep birlikte onun başını okşamaya başlıyoruz. Kendiliğinden ellerimiz onun başında buluşuyor adeta…

Ağlaması dinip de kafasını kaldırdığında, gözlerimize inanamıyoruz. Julia Roberts gülüşüyle dondurma yemek istiyorum diyor.

Gruptan biri bak, çocukluğuna döndü diyor yanındakine…

Doğru, 10 yaşındaki haline..

Ona dönüp Evet diyorum haklısın.

Sonra da yerde yatana dönerek ve sen de güzel bir dondurmayı hak ettin… diye ekliyorum.

Evet, affetmek en başta kendimiz için yaptığımız bir şeydir…

Hayatımızı kaldığımız yerden yaşamak için yaparız bunu…

Hoşunuza Gitti ise Paylaşır mısınız?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


error: Content is protected !!